5 Ekim 2013 - 06:28
Esad'dan Erdoğan'a uyarı

Halk Tv'nin Beşar Esad'la yaptığı röportajda Suriye cumhurbaşkanı Beşar Esad, Türkiye Başbakanı Recep Tayyıp Erdoğan'ı terörü desteklemekle suçladı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Esad, Başbakan Erdoğan için ağır bir şekilde "Nasıl bir insan on binlerce insanı öldüren teröristleri destekleyen birine dönüşür?" diye sordu.   Beşar Esad, ülkesindeki karışıklığın sorumlusu olarak Erdoğan'ı gösterdi.

Türkiye'de Suriye konusunda iki farklı kesim bulunduğunu ve bu süreçte büyük bir kesimin, hükümetin politikasını onaylamadığını belirten Esad, Türk medyasının ve bazı Batılı grupların Suriye konusundaki yalanları pazarladığını belirtip, Türk halkının, Erdoğan ve tüm yalanlarının üstesinden gelerek, Suriye'de olup bitenlerle ilgili olarak gerçeği öğrenmeyi başardığını sözlerine ekledi ve AK Parti iktidarının Suriye'deki akan kanın sorumlusu olduğunu Türkiye halkının Suriye'ye yönelik savaşa ve Erdoğan hükümetinin Suriyelilerin kanına bulaşma konusunda hep onurlu bir tutum izlediğini söyledi.

  Beşar Esad, Erdoğan ve hükümet üyelerinin binlerce Suriyelinin akan kanından ve Suriye'de alt yapının yıkılmasından, Sadece Suriye'de değil tüm bölgede istikrarın baltalanmasından sorumlu olduğunu kaydetti. Erdoğan hükümetinin, sadece Suriye değil bölgedeki istikrarın bozulmasının da sorumlusu olduğunu söyleyen Esad, Türk halkının ve Erdoğan'ın ayrı yerlerde olduğunu belirtip; "Erdoğan ve arkadaşları Mısır, Libya ve Tunus ile bölgedeki bir çok ülkeye müdahale ettiler.

 Aynı zamanda devlet ve halk olarak, Türkiye'yi halkın çıkarlarına bir çok konuya, politikaya ve savaşlara bulaştırdılar. Halk bir yönde Erdoğan ve hükümeti de başka bir yöndedir. Bunun bir diğer kanıtı ise Erdoğan'ın Suriye'deki teröristleri desteklemesi değil, aynı zamanda Mısır ve öncesinde Irak'ın içişlerine çok tehlikeli biçimde müdahale etmesidir." Dedi.

Beşar Esad'ın bu sözleri Türkiye başbakanı Erdoğan'ın sürekli olarak Suriye hükümetine ve cumhurbaşkanını "diktatör ve katil" olarak suçlamasına karşı bir tepkidir. Türkiye hükümeti, Amerika ile İngiltere ve Fransa gibi emperyalist devletlerin istihbarat örgütlerinin piyonu olarak açıkça ırkçı İsrail'in "Suriye muhalefeti ve devrimci güçleri koalisyonu"nu Suriye halkının gerçek ve meşru temsilcisi olduğunu ileri sürmektedir.

Nitekim Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Levent Gümrükçü katıldığı basın toplantısında; Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim'in Cenevre 2 sürecini Türkiye'nin engellediğine ilişkin sözlerine karşılık olarak;  Muallim'in bir yandan Cenevre 2 sürecine ön koşulsuz destek verdiklerini ifade ederken, bir yandan da Suriye halkının gerçek temsilcisi olan "Suriye Ulusal Koalisyonu" ile masaya oturmayacaklarını söylediğini belirtti.

AKP hükümeti bir süre Amerika'yı Suriye'ye saldırmaya çağırdı, daha sonra NATO'yu Suriye'yle çatıştırmaya çalıştı. Fakat bu politikaları itibar görmedi. Nitekim CHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu; AKP hükümetinin "Suriye politikasını değiştirmesini beklememize karşılık, Hükümetin, tam tersine, karşımıza bir savaş tezkeresiyle çıkma pişkinliğini gösterebilmektedir" dedi.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de tezkere üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, "Kendi vatandaşını Reyhanlı, Öncü pınar, Akçakale'de koruyamayan AKP Hükümetinin, "Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü-TİGEM arazileri" üzerinde kurduğu güvenlik koridorlarıyla El Kaide ve El Nusra çetelerini başarıyla korumaya devam ettiğini" söyledi.

Türkiye Suriye uluslar koalisyonunun Suriye halkının gerçek temsilcisi olduğu iddiasını 13 büyük silahlı terör örgütleri reddetmektedir. Türkiye hükümetinin desteklediği tekfirci terör örgütleriyle sözde özgür Suriye ordusu arasında silahlı çatışmalar devam etmektedir. Nitekim Suriye'nin Halep'e bağlı Azez ilçesinde, El Kaide bağlantılı "Irak ve Şam İslam Devleti" örgütü ile sözde Özgür Suriye Ordusu'na bağlı Kuzey Fırtınası grubu arasında çatışmalar devam ediyor. 

Türkiye'nin sınırı kapatması ardından bu tekfirci terör örgütü "Irak ve Şam İslam Devleti", Reyhanlı'da bombalı saldırı sorumluluğunu üstlenip, sınır kapısının açılmaması halinde Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde de bombalı saldırılar yapma tehdidinde bulundu. İşte Beşar Esad bu yüzden Türkiye hükümetini terör örgütlerini destekleyerek kendi başına da bela aradığı uyarısında bulundu. Türkiye hükümeti Suudi ve Katar rejimlerinin petro dolarlarını Türkiye'ye çekme hayaliyle  onların tuzağına düşüp, Selefi Vahhabi terör örgütlerine ev sahipliği yapıp, onları Suriye hükümetini devirmek için kullanmaya çalıştı.

Fakat şimdi Pakistan gibi bu hunhar teröristlerin saldırı tehditleriyle karşılaşmaktadır. Suriye müftüsü Ahmed Bedreddin Hassun'un vurguladığı gibi, Suriye hükümeti mazlum Filistin halkının Siyonist rejime karşı kurtuluş mücadelesini desteklediği ve Lübnan halkının anti Siyonist direnişini koruyup kolladığı için batılı güçlerin bölgesel işbirlikçileri ve gerici Arap rejimlerinin ortak saldırısına ve terör eylemlerine maruz kalmaktadır.

Seyid Ali Gaemmagami